-
Umut M. Berberoğlu
Tarih: 03-07-2026 21:13:00
Güncelleme: 03-07-2026 21:13:00
Son dönemde yükseköğretim dünyamızın fildişi kulelerinden aşağıya doğru öyle zarif, öyle “teselli verici” ipler sarkıtılıyor ki, hayran kalmamak elde değil. Bilimin, teorinin ve araştırmanın o ağır, insanı yoran koridorlarında kaybolmaktan sıkılanlar için artık kampüs bahçelerinde adeta birer hobi odası tasarlanıyor. Hem de öyle her yiğidin harcı olmayan, büyük bir sabır ve parmak hassasiyeti isteyen cinsten.
Malumunuz, akademi dediğimiz o koca çarkın dişlileri arasına sıkışıp kalmış bazı kadim kurallarımız vardı. Hani şu gençlerin ömür tükettiği, formüller ezberlediği, geceleri uykusuz kalıp “puan” kovaladığı meşhur genel yetenek sınavları... Meğer her kapıyı açmaya çalışan o meşhur anahtar, bazı kapıların zarafetini bozuyormuş. Kurallar koyulurken, “Ne gerek var canım bu yaştan sonra insanları test kitapçıklarıyla yormaya?” denmiş olacak ki, bazı özel zanaatların ve inceliklerin hatırına o baraj kapıları sonuna kadar açıverildi.
Şimdi bir düşünün; bir tarafta yıllarca dirsek çürüten, makale yazan, veri analizi peşinde koşan unvan avcıları; diğer tarafta ise hayatın ritmini parmaklarının ucunda tutmuş, sabrı ipe dizen üstatlar. Elbette geleneksel el sanatlarımızı geleceğe taşımak, onları kampüsün o soğuk havasıyla ısıtmak çok asil bir fikir. Ancak insan sormadan edemiyor: Yarın bir gün başka bir kadim el sanatı veya hobi için de benzer bir pratiklik sağlandığında, o çok titizlendiğimiz akademik cübbenin ağırlığı nereye evrilecek?
Belli ki niyet, usta ile çırağı doğrudan kürsüye taşımak. Fakat her şeyin bir usulü, her makamın da kendine has bir ağırlığı vardır. Biz yine de iyi niyetimizi koruyalım; umalım ki bu esnek ve sınavsız adımlar, gelecekte eğitimin ve liyakatin ipini tamamen gevşetmesin. Yoksa gün gelir, elimizde sadece çekilecek sabırlardan başka hiçbir şey kalmaz. Ve işte o zaman, kara taşların parladığı o dünyada, işin rengi çoktan beyazlamış olur.
- Diplomasinin Tıkanma Noktasında İnsanlık Suçu ve Askeri Zorunluluk: 14 Ağustos 1974 İkinci Kıbrıs Harekatı’nın Tarihsel, Arşivsel ve Hukuki Anatomisi
- Açık Oy, Gizli Tasnif Sancısı ve Demokrasinin İlk Çok Partili Sınavı: 1946 Seçimleri
- İki Devir, İki Hafıza: İnönü ve Menderes Dönemlerinde Millî Mücadele’nin Tarih Yazımı
- Ankara Rüzgârında Bir Devrin Batışı: 1969 Cumhurbaşkanlığı Kupası ve Taçsız Kral’ın Görkemli Vedası
- Kırk Asırlık Türk Yurdunun Akdeniz’le Kucaklaşması: 23 Haziran 1939 Ankara Antlaşması’nın Diplomatik, Hukuki ve Basındaki Akisleri Üzerine Bir İnceleme
- Atatürkçülük ve Kemalizm: Cumhuriyet’in Akıl, Bilim ve Bağımsızlık Temelli Mirası
- 1946’dan 1961’e Türkiye: Tek Parti Rejiminden Demokrat Parti İktidarına, Siyasal Gerilimler, Yassıada, Din Tartışmaları ve Darbeye Giden Sürecin Anatomisi
- İdam Kararlarıyla Yöneten Bir Hükûmet: İstanbul, Vahdettin ve Millî Mücadele’ye Karşı Devlet Krizi
- TÜRK SİYASAL HAYATINDA 14 MAYIS 1950 SEÇİMLERİ VE DEMOKRATİK DÖNÜŞÜM
- Işığın Altında Büyüyen Gölge
- 25 Nisan 1915: Çanakkale Kara Savaşlarının Başlangıcı ve Stratejik Dönüm Noktası
- Egemenlik ve Disiplin Arasında: 23 Nisan’ın Darbelerle Şekillenen Dramatik Serüveni